ÇOCUKLARA KİTAP NASIL OKUNMALI
Kitap okumanın, farklı bakış açısı kazandırmaktan zihnimizi güçlendirmeye kadar pek çok faydasının olduğunu biliyoruz. Biz yetişkinler için bu kadar önemli olan kitap okumak, şüphesiz çocuklarımız için de büyük önem taşımaktadır. Çocuklar kitaplarla ne kadar erken tanışırsa, gelecek yılları ona göre şekillenir. Kitap okunarak ve okuyarak büyüyen çocuklar, gelişim basamaklarını daha hızlı tırmanır. Bu yüzden kitap okumaya başlamak için “erken” diye birşey yoktur. Biliyoruz ki hamileliğin 24. Haftasından itibaren bebekler anne karnında duyabilirler.
Kitaplar; çocukların dil, sosyal ve ahlaki gelişimlerine etki eden, bilişsel, duyusal ve psiko-motor gelişimlerini destekleyen önemli araçlardır. Aynı zamanda çocuklara düşünme, problem çözme ve yaratıcılıklarını geliştirme fırsatı sunarlar. Kitaplarla iç içe büyüyen çocuk; insanlara, hayvanlara ve doğaya karşı daha hassas ve saygılı olur.
Peki, çocuklarımıza kitap nasıl okumalıyız? Kitap okurken nelere dikkat etmeliyiz?
Öncelikle kitap okumak, kitapta yazanı çocuğa aktarmak olarak düşünülmemelidir. Kitap seçiminden kitabın son cümlesine kadar olan süreçte dikkat edilmesi gereken oldukça fazla unsur vardır.
İlk olarak okunacak kitabın içeriği ebeveynler tarafından incelenmelidir. İçinde şiddet ve olumsuz davranışlar olan kitaplar çocuğa okunmamalı veya o kısımlar ebeveyn tarafından değiştirilerek aktarılmalıdır. Okunacak kitabın ismi çocuğa söylenmeli, kapak resmi birlikte incelenmelidir. Okuma esnasında çocuğun kitap sayfalarını görmesini, dokunup temas etmesini sağlamak önemlidir. Bu yüzden kitabın dış ve iç görselleri ilgi çekici ve çocuğun hayal gücünü geliştirici özellikte olmalıdır.
Okuma esnasında ses hızına dikkat edilmeli, hikaye çok hızlı veya çok yavaş okunmamalıdır. Yüz ifadesi, ses ve mimik kullanımı oldukça önemlidir. Tonlamalar yapılarak çocuğun dikkati hikâyeye çekilebilir, hikâyedeki eylemlere göre hareketler eklenebilir. Örneğin hikâyede “kapı çaldı” cümlesi geçiyorsa duvara veya tahtaya vurularak “tak tak” sesi çıkarılabilir; “koklamak” kelimesi geçiyorsa kokluyormuş gibi yapılabilir. Ayrıca hikâye kitabı kuklalar kullanılarak desteklenebilir.
En önemli unsurlardan birisi de farklı ve bol kelime kullanımıdır. Çocuk ne kadar farklı ve çok kelime duyarsa, o kadar dil gelişimi desteklenecektir. İlaveten, çocuğunuz henüz konuşmuyor olsa bile hikâye bittiğinde kitapla ilgili basit ve yalın sorular sormak, yine çocuğun dil gelişimini destekleyecektir.
Peki, ne zaman kitap okumalıyız?
Kitap okumanın belirli bir zaman dilimi ya da saati yoktur. Ancak herhangi bir zamana sıkıştırılmamalı, aradan çıkartılması gereken bir iş olarak görülmemelidir.
Genelde uyku öncesi ideal olarak düşünülmektedir. Çocuğun uyku rutinine eklenebilir; bu sayede uykuya geçiş kolaylaştırılabilir. Önemli olan, çocuğun ihtiyaçları karşılandıktan sonra olmasıdır. Çocuk çok uykusuz, hasta ya da yorgunsa bu zaman dilimlerinde kitap okumaya çalışılmamalıdır. Çocuğun ilgisi kaybolduğunda onu zorlamamak önemlidir. O an okumayı bırakmak en doğrusudur. Ayrıca okuma süresine dikkat edilmeli, çok uzun tutulmamalıdır.
Tüm bunların dışında en kıymetlisi elbette çocuğa model olmaktır. Çocuklarımızın bizi kitap okurken görmesi, okuma alışkanlığı kazanabilmeleri için oldukça önemlidir. Onlara kitap okurken keyif almamız, onların da eğlenmesini sağlayacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise kitap okuma konusunda istikrarlı olmaktır. Her gün en az bir kitap okumaya çalışılmalıdır.
Çocuklar bazı hikâyeleri tekrar tekrar dinlemek isteyebilirler. Bu gibi durumlarda çocuğun isteği kırılmamalı; ancak okunan kitaplar ile yeni okunacak kitaplar arasındaki denge iyi kurulmalıdır.
Bazı çocuklar ise kitap okunmasından kesinlikle hoşlanmaz. Böyle bir durum söz konusu olduğunda çocuğu zorlamak yerine başka bir köşede başka birine okuyormuş gibi yapılabilir. Bu yöntemle çocuğun ilgisini zamanla çekmek mümkündür.
Sonuç olarak, geleceğimiz olan çocuklarımızın hayatına kitapları ne kadar erken dâhil edebilirsek, o kadar gelişimlerine katkı sağlamış oluruz. Unutulmamalıdır ki: “Ağaç yaşken eğilir.”
Enise MOLLA AHMET