ELE KINA YAKMAK
Kına, Arabistan’da kına ağaçlarının yapraklarının kurutulup hâline toz getirilmesi ile elde edilen doğal bir boyadır. Yeşil ve esmer olmak üzere iki farklı çeşidi bulunan kına, başta saç ve cilt bakımı olmak üzere birçok rahatsızlığın tedavisinde fayda sağlayan bitkisel bir çözümdür. Elde edilen bu toz genellikle su veya limon suyu ile karıştırılarak macun kıvamına getirilir. Doğal kına, kırmızımsı kahverengi bir renk verir.
Değdiği dokulara kızıl bir renk kazandıran kına bitkisi, ticari amaçlarla hazırlanıp paketlendikten sonra kozmetik saç boyası veya boya maddesi olarak da kullanılmaktadır.
Kadınların süslenmek için sıklıkla tercih ettiği kına, ülkemizin her yerinde ve birçok ülkede satılmaktadır.
Ele kına yakmak geleneği, Türk kültüründe ve birçok Orta Doğu-Balkan toplumunda köklü, sembolik anlamlar taşıyan bir gelenektir. Kına, ele aldıklarınızı bereketlendirmek, dokunduklarınızı şifalandırmak, öz enerjiyi çoğaltmak niyeti ile yakılır.
En çok düğünler, asker uğurlamaları ve kurban törenleri ile ilişkilidir. Kına, hem dinî hem de kültürel olarak saflığı simgeler. Türk kültüründe sadece gelinler için değil; askerler, sünnet olacak erkek çocukları ve kurbanlar için de kına yakılması aynı anlamı taşır: “Fedakarlık”. Kınanın nazardan koruduğuna inanılır; şifa ve bereket getirdiği düşünülür. Kına; genel olarak adanmışlığı, bereketi, uğurlamayı, korunmayı, mutluluğu ve hayırlı olmayı temsil eder.
Kına malzemeleri esas itibariyle kına ve sudan oluşur. Genellikle kına tozu ve su oranı, kınanın macun kıvamında olmasını sağlayacak şekilde ayarlanır. Eğer kınanın daha kalıcı olmasını istiyorsanız birkaç damla limon suyu veya elma sirkesi ekleyebilirsiniz. Limon suyu, kınanın renk vermesini artırarak daha kalıcı ve canlı bir renk elde etmenize yardımcı olur.
Kına genelde avuç içine yakılır. Peki neden avuç içine yakılır? Eller ve avuç içi şifa enerjisi ile bağlantılıdır. Kınanın avuç içine yakılıyor olması da şifalanmanın bir temsilidir. Türk geleneklerinde kına kutsal bir değer üzerine feda olmayı da ifade eder. Kınanın tutması için elde en az 3-4 saat bekletilmeli. Kınanın elden silinme süresi yaklaşık olarak 1 ay gibi bir süreci kapsamaktadır. İlk yapıldığında oldukça hoş bir görünüme sahip olan kınalar, zamanla solmakta ve uygulanan bölgeden çıkartılmak istenmektedir.
Her ne kadar kültür kapsamında özel günlerde ve gecelerde tercih edilen bir malzeme olsa da kına, içeriği bakımından günlük yaşamda da yer verebileceğimiz doğal bir üründür. Özellikle cilt sağlığı için kullanılabilir.
Ele kına yakmanın birçok faydası vardır; ciltte serinletici ve iltihap giderici etkisiyle egzama gibi sorunlara iyi gelir, ağrıları hafifletir, tırnakları güçlendirir, doğal bir anti-bakteriyel olarak mantar oluşumunu engeller ve aynı zamanda kültürel olarak stresi azaltan bir rahatlama sağlar. Ayrıca ayak sağlığını destekler, ayak kokusuna iyi gelir, kan dolaşımını hızlandırır, üşümeyi keser. Yara üzerinde antiseptik özellik sebebiyle kullanılan, diken batan yere sürüldüğünde rutubeti kurutan, deri hücrelerinin sağlığını koruma konusunda da tercih edilen bir malzemedir.
Kendine has farklı bir kokuya sahip olan kına, sinir sistemi için de fayda sağlıyor. Kınanın kokusu sinirler üzerinde olumlu etki göstererek anksiyete veya depresyon gibi problemlerin giderilmesine fayda sağlayabiliyor. Sivilce akne tedavisinde tercih edilir. Kına, anti-enflamatuar (iltihap giderici) özelliğe sahiptir ve vücut aşırı ısınmış ya da hassas olduğunda iltihabı azaltmak ve cildi yatıştırmak için faydalı olabilir. Dermansızlık ve halsizlik gibi durumlarda vücudu kuvvetlendirici ve dinçleştirici özelliği vardır. Ateş düşürür. Nevralji, sıtma, grip ve bulaşıcı hastalıklarda da fayda sağlar. Kalp ağrıları, kalp çarpıntısı gibi hallerde kullanılır.
Kına yakmak eski İslam geleneklerindendir. Eskiler, kınanın eşleri birbirine sevgili yapmak ve bir ömür boyu aşklarının devamını sağlamak amacı ile yapıldığını söyler. Ayrıca kınanın, evlenecek çiftleri nazardan ve kötülüklerden koruyacağına inanılır. El, ayak veya başa sürülen kınanın katı olan malzemesi temizlendikten sonra deri veya saçlarda bıraktığı renk, suyun nüfûzuna engel değildir. Bu yüzden abdest veya gusle mani olmaz.
Kına yakma geleneği, Türk halkının gelenek ve görenekleri arasında hâlen önemle korunanlardan biridir.
Nagihan AGA