Bir Kâsede Asırlık Lezzet: Dededen Toruna Uzanan Şifa
Girdiğimiz kış aylarında, hastalıklar nedeniyle hastanelerin yolunu tutanların sayısı gitgide artıyor. Bu hastalıklardan biri de özellikle kış aylarında artış gösteren ve salgın korkusu yaşatan grip. Sadece grip değil, tüm hastalıkların tedavileri daha pahalı ve zahmetli olduğundan, koruyucu yöntemlerin önemi bu aylarda daha da ön plana çıkıyor. Hastalıkların en büyük sebebi beslenmenin bozulmasıdır. Peki beslenmenin bozulması derken neyi kastediyoruz? Mevsim dışı meyve sebzelerin yenmesi mi? Artık evde turşu kurulmayıp, yoğurt mayalanmayıp marketten hazır alınması mı ? Ya da bolca kimyasal katkı maddeli, aromalı cips, kola, gofret, bisküvi yenmesi mi ? Bunların her biri çok önemli ama asıl bizim yeme içme kültürümüz, geleneksel beslenme biçimimiz bozuldu. Kuşaktan kuşağa aktarılan o kıymetli bilgiler, tarifler, usuller yavaş yavaş unutulmaya başlandı.
Örneğin romatizmal hastalıkların en önemli sebeplerinden bir tanesi de beslenmeyle alınan kolajenin azalmasıdır. Kolajen olmadan insan vücudunun sağlıklı, diri, dinç ve ayakta kalabilmesi mümkün değildir. En iyi kolajen kaynağı besinler ise paça, et suyu ve kemik suyudur. Eskiden yemekler hep kemikli etler ile yapılır, kelle, paça çorbaları yaygın olarak tüketilirdi. Kemikli et veya tavuk haşlanır, suyuna çorba veya pilav yapılırdı. Şimdi ise bu geleneksel yapı tamamen değişti, kemikli et alan kalmadı, kuşbaşı ve kıyma ön plana çıktı. Paça içen kişi sayısı azaldığı için paçacılar bir bir kapanıyor. Paçayı içen yoksa kolajen alan da yok demektir. Kemik suyu da öyle. Hepimiz kemikli et yerine kimyasal bulyonlar, tereyağı yerine margarin kullanır hale geldik. Yemeklerimizi şifaya çevirmek yerine zehire çevirmeye başladık. Bizim büyük annelerimiz evlerinde düzenli olarak işkembe, kelle, paça yaparken annelerimiz bu çorbaları yapmayı neredeyse unuttu. Biz içmedik, bu gelenekten koptuk, çocuklarımıza da içirmedik ve hastalıklar arttı. Neyse ki, son yıllarda kemik suyu, paça çorbası gibi ilaç yiyeceklerin kıymeti yeniden anlaşılmaya başlandı.
Kelle paça çorbası, anti-enflamatuar özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini olumlu yönde etkilerken, içerdiği jelatin ve kolajen, inflamasyonu azaltmada önemli rol oynar. Özellikle artrit veya eklem iltihabı gibi sorunları olan kişilerde, düzenli tüketimi durumunda semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir. İçerdiği omega-3 yağ asitleri, jelatin ve kolajen gibi bileşenlerle eklemde sıvılara iyi gelir, çocuklarda kemik gelişimini destekler. Aynı zamanda değerli aminoasit ve minerallerle hücrelerin yenilenmesine destek sağlar, yaraların da kısa süre içerisinde iyileşmesine yardımcı olur. Kolajenden zengin beslenmek için evde kemik suyu hazırlanıp küçük kağıt bardaklarla buzluğa kaldırırıp bütün yemeklere ilave edilebilir.
Katkısız, Doğal, Gerçek:
Romatizmal Hastalıklardan Koruyucu Et Suyu Yapımı
Kemik, kocaman bir tencereye konur. Üstüne bir karış çıkacak kadar soğuk su ilave edilir. Harlı ateşte üstü açık olarak kaynamaya bırakılır. Fokur fokur kaynamaya başladığında üstüne kef dediğimiz koyu renkli yoğun bir köpük çıkar. Bu köpük bir kaşıkla suyun üstünden alınıp atılır. Kabuğu soyulmuş bir bütün soğan, 5-6 tane karabiber, 7’şer sap maydanoz ve dereotu ilave edilir. Arzu edilirse kabuğu kazınmış yarım havuç, pırasa yaprağı, kabuğu kazınmış çok az kereviz, kereviz sapı, taze kekik, biberiye veya karanfil dişleri de eklenebilir. Tencerenin kapağı örtülür. Kısık ateşte 2,5 – 3 saat kaynatılır. Kıvamına gelip gelmediğini anlamak için içinde en azından bir lokma et olması iyidir. Bu et yumuşacık olana kadar kaynatmaya devam edilir. İçine kaya tuzu serpilir, 5-10 dakika daha kaynatıldıktan sonra ateşten alınır. Et suyu süzgeçten süzülür. Olduğu gibi içilebilir veya çorbalarda ve yemeklerde kullanılabilir. Et suyu çok çabuk bozulur. Aynı gün kullanılamayacak et suyu küçük kaplara dökülüp soğutularak dondurucuya kaldırılabilir.
DOĞA KASAP