PARMAK İZİ: BİZİ BİZ YAPAN DETAY
Parmak izi, parmak uçlarındaki deri kıvrımlarının (papil) oluşturduğu, her insanda eşsiz, ömür boyu değişmeyen ve dokunulan yüzeylerde ter/yağ bezleri sayesinde bırakılan kalıcı izlerdir. Bu izler, her bireyde farklı bir desen oluşturur ve yaşam boyunca değişmez. Parmak izlerinin en belirgin özelliği, doğuştan itibaren sabit kalmaları ve her bireyde farklı olmalarıdır.Hatta insanın her bir parmağının izi diğerinden farklıdır.Bu nedenle parmaklardaki deri zarar görse bile parmak izi değişmez.Deri soyulsa bile iz aynı şekilde yeniden oluşur.Bu özellik, parmak izini en güvenilir kimlik belirleyicisi yapar.
Bir insanın parmak izleri ana rahmindeyken oluşur.Gebeliğin 10.haftası civarında başlayan süreç 16-17. hafta civarında tamamlanır. Parmak izini oluşturan kıvrımlar, dış deri altındaki papilaların şeklinin yüzeye yansımasıyla ortaya çıkar.Parmak izlerinin şeklini belirleyen, derinin en dış katmanı olan epidermis ile daha içteki katman olan dermis arasındaki etkileşimdir ve bu etkileşimi belirleyen pek çok etken vardır. Örneğin kan basıncı, kandaki oksijen miktarı, hormon seviyeleri, parmaklar ile amniyotik sıvı arasındaki etkileşim ve fetüsün rahim içindeki hareketleri bu etkenlerden bazılarıdır.
Parmak izi ilmek, kemer ve helezonu andıran biçimlerde üç şekilde bulunmaktadır.Bu biçimler, 30 tane ufak ayrıntıyla birbirinden ayrılır ve hiç kimsenin parmak izi bu ufak ayrıntılar sebebiyle benzerlik göstermez.Bu farklılıkların sayısı ve parmak üzerindeki yerleri kişilere göre değişiklik gösterir.Bu özellik insan doğmadan önce genetik olarak oluşmaktadır ve ölene dek değişmez.
Parmak izi, deri altı papillerindeki bir tabakada oluşmuştur ve belli biçim, büyüklük ve parmak üzerinde bulunduğu yer itibariyle çok karmaşıktır.Bu da bizlere, tek yumurta ikizi olan iki bireyin bile parmak izlerinin aynı olamayacağını göstermektedir.
Bilim insanları parmak izlerini genellikle dört ana sınıfta inceler: kavis (arch), ilmek (loop), sarmal (whorl) ve karışık (composite). Her parmakta farklı bir desen görülebilir ve bu kombinasyon kişiye özel bir kimlik oluşturur. Birçok kişi parmak izinin zamanla değişebileceğini düşünür ancak bu doğru değildir. Parmak izi yalnızca ciddi yanık gibi deri hasarlarında geçici olarak kaybolabilir fakat deri yenilendiğinde aynı desen yeniden oluşur. Ayrıca aynı parmak izine sahip iki insanın olduğu yönündeki iddialar da bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.
Parmak izimizi oluşturan oluklu ve çıkıntılı deri dokusunun daha iyi tutma ve kavramaya yardımcı olma ile hassas dokunma hissine katkı sağladığı düşünülüyor. Parmaklardaki o çok hafif çıkıntılı desenler ellerin motor becerilerinde çok önemli bir rol oynarlar. Onlar sayesinde, ince kağıt sayfalarını kolayca birbirinden ayırabilir, klavye kullanabilir, cüzdanımızdan kart ve paramızı çıkarabilir, piyano ya da gitar çalabiliriz.
Parmak izi sisteminin bulunuşu çok eski tarihlere dayanır, fakat bu izden istifade etmek oldukça yenidir.Eski literatürde parmak izi konusunda bazı kayıtlar varsa da bu kayıtlarda parmak izinin kullanılması husûsunda herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Parmak izi tespitinin tarihi oldukça yenidir. İlk olarak parmak izi tespiti 1880 yılında yapılmıştır.Bu tarihte İngiliz araştırmacılar Henry Faults ile William Jamesc Herschel Nature dergisinde parmak izi ile ilgili ilk akademik araştırmalarını yayınlamışlardır.Bu bilginler önceleri pişmiş çömleklerdeki parmak izleriyle ve matbaa mürekkebiyle parmak izi alma metoduyla uğraştılar. Bu gün kullanılan parmak izi metodu da aynı esasa dayanır.
Bugünkü parmak izi metodu Henry tarafından bulunmuş olandır.“Henry Sistemi” olarak bilinen bu sisteme göre parmak izinde, beş genel biçim kabul ediyor: Yay, fitilli yay, radyal ilmik, uhnar ilmik ve demet. Bu tipler genel olarak A,T,R,U,W harfleriyle ifade edilirler.
Parmak izi çalışmalarının gelişmesi ve kişileri belirlemede yarattığı eşsiz yöntem ile birçok alanda fayda oluşturmuştur.Özellikle, günümüzde suçluların bulunması konusunda daha iyi bir yöntem bulunmadığını söylemek güç olmayacaktır.
Kazalar sonucu ölen vatandaşların kimliğinin belirlenmesinde kullanılması da çok büyük bir avantaj sağlamaktadır.Tanınmayacak şekilde ölüm yaşayan kişilerde bile kimlik tespitinin yapılabilmesi bu konuda çok önemli bir gelişme olarak bilinmektedir.Çünkü bilimsel araştırmalar göstermiştir ki parmak izi kimlik tespitinde kesin delildir.Ayrıca imza atamayan ve okuma yazma bilmeyen kişiler için de imza niteliği taşımaktadır ve tüm resmi işlerde bu metod kullanılarak, kişinin parmak izinin eşsizliği nedeniyle imza olarak kullanılmaktadır.
Parmak izleri, sadece kimlik tespiti için değil, aynı zamanda tıp ve biyomühendislik alanlarında da kullanılır. Örneğin, parmak izlerinin analizleri, bazı genetik hastalıkların teşhisinde yardımcı olabilir.Tıpta parmak izi, en çok genetik ve embriolojik gelişimin bir yansıması olarak değerlendirilir ve bazı sendromlarda destekleyici bir ipucu sağlar. Günümüzde, parmak izi tarayıcıları, cep telefonlarından banka kartlarına kadar birçok güvenlik uygulamasında kullanılmaktadır.
Parmak izleri, her bireyde benzersiz olduğu için biyometrik veriler arasında en yaygın kullanılan yöntemdir.Biyomühendislik çalışmaları, bu izlerin daha güvenli ve taklit edilmesi imkansız şekilde taranmasına odaklanır.
Parmak izi, bu bağlamda hem biyolojik bir kimlik belirleyici hem de yaratılışın mükemmelliğini gösteren manevi bir delil olarak değerlendirilir.
NAGİHAN AGA