PUSULA DERGİSİ HAZİRAN 2026 SAYISI- EĞİTİM

Share

HAFIZA VE TEKRAR YAPMANIN ÖNEMİ

İnsanoğlu, dünyaya geldiği andan itibaren sahip olduğu özelliklerin neler olduğunu her zaman merak etmiştir. İşte öğrenme de bu noktada devreye girer. Ancak öğrenmenin oluşabilmesi için daha önceden sahip olduğumuz bilgileri kullanmak zorunda kalabiliriz. Bu bilgilerin saklandığı yer ise hafızamızdır. Özetle hafızamız olmazsa, bilgileri kaydedemeyiz ve kayıtlı bilgiler olmazsa da yeni bilgilere ulaşamayız. Her seferinde ilk baştan başlamak zorunda kalırız ve bu durum böyle devam eder.

Peki hafıza nedir ve nasıl bir yapıya sahiptir?

Şimdi bu sorulara cevap vererek hafızayı açıklamaya başlayalım.

Psikolojide hafıza, bir organizmanın bilgiyi depolama, saklama ve sonrasında geri çağırma yeteneği olarak tanımlanır. Tanımdan yola çıkarak hafızamızın oluşturulması ve bilginin geri çağrılması sürecinde üç ana safhaya rastlarız. Bunlar:
A- Kodlama ve Kaydetme
B- Depolama
C- Geri Çağırma veya Hatırlama

Bilginin İşlenmesi ve Depolanması

Duyu organları ile aktarılan bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılmasındaki başlıca kurallardan biri bireyin, alınan bilgiye karşı istekli ve meraklı olmasıdır. İsteksiz alınan bilgilerin uzun süreli hafızada kalma olasılığı çok düşüktür.

Kodlama ve kaydetme safhasında bilgiler organizmada işlenir ve birleştirilir. Depolama safhasında bilginin kaydı oluşturulur. Ancak depolama işlemi de üç farklı türden ibarettir.

En kısa sürede hafızada kalma özelliğine sahip olan ve uyarıcıyı ilk karşılayan duyu organları sayesinde oluşan Duyusal Hafıza, duyusal hafızadan elde edilen bilgilerin bir kısmının aktarıldığı fakat burada da en fazla bir dakika saklanabildiği Kısa Süreli Hafıza ve son olarak istenilen bilgileri uzun süre (hatta bazılarının ömür boyu) kaydedebilme yeteneğine sahip olan Uzun Süreli Hafıza’dır.

Çalışma metodlarının hafızaya etkisi nedir? Nasıl çalışılırsa bilgiler hafızada daha fazla kalırlar?

Bu sorunun cevabını yüzdelik olarak açıklamak gerekirse:
• Okuduklarımızın %10’unu
• İşittiklerimizin %20’sini
• Gördüklerimizin %30’unu
• Hem işitip hem gördüklerimizin %50’sini
• Söylediklerimizin %80’ini
• Uygulama yaparak söylediklerimizin %90’ını hatırlayabiliriz.

Dolayısıyla öğrenme sürecinde ne kadar çok duyumuzu kullanırsak öğrenme ve hatırlama becerimiz de o kadar artar. Ancak duyu organları ile aktarılan bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılmasındaki başlıca kurallardan biri bireyin, alınan bilgiye karşı istekli, meraklı olmasıdır. İsteksiz alınan bilgilerin uzun süreli hafızada kalma olasılığı çok düşüktür. Diğer bir kural ise tekrardır. Tekrar ne kadar sistematik yapılırsa bilginin uzun süreli hafızaya geçişi de o kadar rahat olur.

Ancak tekrar yaparken hatırlatılması gereken iki konu vardır. Bunlardan birisi aşırı, düzensiz tekrarın bireye zarar verebileceği gerçeğidir. Bunun nedeni, beynin aynı uyarıcıya sürekli şekilde maruz kalmasından kaynaklanan sıkılma duygusudur. Dolayısıyla tekrarlar aralıklı ve mümkünse farklı derslerden oluşmalıdır. İkinci konu ise tekrarların yatmadan önce veya uyandıktan hemen sonra yapılmasının, bilgilerin hafızada daha rahat kalabileceği gerçeğidir. Yapılan araştırmaya göre yatmadan önce yapılan tekrar, REM (yani bireyin rüya gördüğü dönem) döneminde salgılanan bazı hormonların yeni bilgilerin pekişmesine yardımcı olduğunu ve beynin son alınan bilgileri uyku halinde tekrar edebildiğini göstermiştir. Ayrıca sabah uyandığımız anda zihnimiz açık olduğundan dolayı yapacağımız tekrarlarda bilgilerin hafızamızda daha rahat yerleştiğini de fark edebiliriz. Sistematik tekrarın bir diğer gereği olan günlük, haftalık ve aylık tekrarları da mutlaka yapmalıyız. Aksi takdirde unutmayalım ki tamamen öğrendiğimiz bir bilginin gün sonunda ortalama %80’ini unutabiliriz.

Güçlü bir hafıza için yapılacak başka şeyler de vardır elbette. Mesela zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın ve yeni şeyler öğrenmeye çalışın, stresinizi olabildiğince kontrol altında tutmaya çalışın çünkü stres, hafızanın en büyük düşmanlarından biridir. Uykunuzu mutlaka düzenli hale getirin, mümkün olduğunca düzenli spor yapmaya çalışın, sosyal ilişkiler kurmayı deneyin ve son olarak sağlığınıza dikkat edin. Sağlığınıza zarar veren maddelerden de uzak durun.

Comments are closed.