ENGİNAR
VÜCUDU YENİLEYEN ŞİFA DOLU BİR ÇİÇEĞİ YEMEK
Enginar aslında bir sebze değil, bir çiçek tomurcuğudur. Henüz açmamış dev bir deve dikeni çiçeğidir. Eğer dalında bırakılırsa, o sert yaprakların arasından mor-mavi tonlarda son derece gösterişli bir çiçek açar. Ancak tabağımıza gelen şey, bitkinin çiçek açmadan hemen önceki halidir. Bu da enginarı gastronomi açısından oldukça ilginç kılar: İnsanlık, neden bir çiçeğin açmasını beklemek yerine onu “erken hasat edip yemeyi” tercih etti sizce?
Enginar; sağlık üzerindeki etkileri nedeniyle yüzyıllardır doğal şifa kaynakları arasında anılıyor. Hem pahalı hem de hazırlanması zahmetli olduğundan tarih boyunca “özel” yiyecek olarak adlandırılmış, Antik Yunan ve Roma’da lüks bir tüketim ürünü, Rönesans Avrupa’sında ise sindirime yardımcı ve afrodizyak etkilerinin olduğuna inanılan aristokrat sofralarının yıldızı olarak bilinmiştir. Enginarın bir diğer sıra dışı etkisi ise içinde bulunan sinarinin tat reseptörlerine etki ederek dilin tat algısını kısa süreliğine değiştirmesidir. Bu nedenle enginar yedikten sonra içilen su birçok kişiye normalden daha tatlı gelir.
Karaciğer Reset’i Mümkün mü?
Enginar Etkisi ile Karaciğerin Yeniden Doğuşu
Enginar denince sağlık literatüründe en çok konuşulan konu; karaciğer. Peki sizce enginar gerçekten karaciğeri temizler mi? Karaciğer yağlanmasına karşı etkili olabilir mi? Karaciğer, vücudun kimya fabrikası gibidir. İnsan vücudunun en büyük iç organı olma görevini üstlenirken aynı zamanda 500’den fazla hayati görevi yerine getirir. Vücuttan toksinleri uzaklaştırır, alınan ilaçları metabolize eder, vitamin ve mineralleri depolar, safra üretir, kan şekeri kontrolünü sağlar, yağ, protein ve karbonhidrat metabolizmasını düzenler. Bu yoğun görev yükü nedeniyle karaciğer iltihaplanma ve yağ birikimi gibi sorunlara karşı hassastır. Enginarın biyolojik hazinesi olan sinarin içeriği ise safra üretimini artırırken, yağ sindirimine yardımcı olur. Bu yüzden karaciğer hücrelerini koruyabilecek etkilere sahiptir. Çalışmaktan yorulmuş olan, her gün toksinlerle uğraşan çilekeş karaciğerimizin enginar yendiğinde bayram ettiği söylenebilir. Çünkü dünyada, karaciğeri enginar kadar destekleyen çok az madde vardır.
Enginar aynı zamanda hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerine de fayda sağlayarak sindirimi destekler. Bu nedenle Avrupa’da bazı bitkisel preparatlarda enginar yaprağı ekstresi sindirim desteği amacıyla kullanılmaktadır. Yaprakları önemli miktarda folik asit içerir. Folik asit özellikle hamile kadınlarda, bebeğin gelişimi için son derece önemlidir. Aynca süt artırıcı olduğu bilinir. Enginarın genellikle ortadaki çanak kısmı yenilse de karaciğere en faydalı olan kısmı, yapraklarıdır. İçerdiği sinarin maddesi yapraklarında çok daha yüksek miktarda bulunur. Bu yüzden yaprakları tam bir karaciğer ilacı gibi hareket eder. Obezite, insülin direnci ve hareketsiz yaşam tarzının sebep olduğu karaciğer yağlanması dünyada en hızlı artan karaciğer hastalıklarından biridir. Bu alanda kullanılan enginar yaprağı ekstraktı kan lipid profilinde iyileşmeye sebebiyet vererek karaciğer yağlanmasında azalmaya yol açar.
Karaciğeri Destekleyen Enginar Kürü
- 1 enginarın yaprakları
- 1 limon suyu ve kabukları
Enginar yaprakları, limon suyu ve limonun kabukları bir tencereye konulur, üzerine 2 lt su eklenir. Kapağı kapalı olarak 5 dakika kadar kaynatılır. Günde 4 bardak içilir, elde edilen enginar suyu buzdolabında 2 gün kadar saklanabilir.