PUSULA DERGİSİ EYLÜL 2026 SAYISI- ÖZGÜN BÖLÜM

Share

SAĞLIKLI TOPLUM SAĞLIKLI NESİLLER

Geçmişten günümüze dünyadaki yaşanan gelişimsel süreçler kaçınılmazdır. Son zamanlarda bilimsel ve teknolojik alanlardaki ilerlemeler oldukça büyük boyutta. Bununla birlikte en büyük sorunlardan bir tanesi, aile yaşantısını etkileyenler…

     Peki, sağlıklı bir toplum için bu gelişmeler, aile yapısına nasıl yansımaktadır?     Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı nesillerle oluşacaktır. Aynı zamanda, toplumun bir parçası olarak içinde bulunduğu şartlardan, toplumun dinamiğinden etkilenen, ama bununla birlikte kendi içindeki ilişkileri, etkileşimi oluşturan bir sistem olacaktır. Her ailenin önceliği, çocukları ile sağlıklı bir iletişim halinde olmalarıdır. Ayrıca çocukların kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını verebilen yetişkinler olmaları için destek vermeleridir.

Tüm bu koşulların sağlanması ise:

-Anne ve babalar arasındaki saygıya dayalı ilişkiler, -Kardeşler arasında iletişimi olumlu yönde destekleme, -Çocukların sağlıklı arkadaşlıklar kurmaları yönünde dikkat edilecek hususlar ile mümkün olmaktadır.

     Hiç düşündünüz mü sağlıklı iletişimin temel taşı nedir? Dinleme ve empatidir. Oldukça basit, ama etkili olan bu iki nokta aile ilişkilerinde sağlam bir temel oluşturmaktadır. İletişim ile atılan bu sağlıklı aile bilinci ekonomik anlamda da bu yapının bütünlüğünü korumaktadır. Ailede başlayan bu yönetim mekanizması, sağlıklı birey ve toplum bilincine de yön vermektedir. Bilinçli bir birey, oluşabilecek tehlike ve sorunlara karşı dikkatli yaklaşmayı öğrenmektedir. Bireyselliğin yanı sıra, yaşadığı toplumun da refahı için katkı sağlamaktadır. Ailede başlayan temel eğitim, okul hayatında ebeveyn-öğretmen iş birliği ile devam etmektedir. Bu süreçte, dikkat edilmesi gerekenler listesi çoğalmaktadır. Sosyal çevre ile çocuğun ve ailenin sorumluluğu daha da artmaktadır.

     Aile içinde öğretilen bilinçli sorumluluk, eğitim sürecinde ve sosyal yaşam alanında çocuğun uyum sağlamasını kolaylaştırmaktadır. Böylece, sağlıklı bir birey ve toplumun temel yapı taşı da güçlenmiş olacaktır. Aile tarafından dikkate alınan ve sevilen bir çocuk, yaşam için ihtiyaç duyduğu sevgiyi tatmış ve yanlış arayışlara ihtiyaç duymamış olacaktır.

Bu noktada anne ve babalara:

-Çocuklarını sevgi ve ilgiden yoksun bırakmamaları, -Çocukların ayrı birer birey olduklarını kabul etmeleri, -Çocuklara, yaşlarına uygun sorumluluklar vermeleri, -Çocuklarına başkalarını kıyaslamamaları önerilmektedir.

    Gelenek ve görenekleri koruyarak sahip çıkmak ne kadar önemliyse günümüzün gelişimini takip edip faydalanımlarda bulunmak da o kadar önemlidir. Ailede verilen eğitim ne kadar sağlıklı olursa alınan eğitim de o kadar doğru kullanılır olacaktır. Zira, suistimale açık birçok alan çoğalacaktır. Bu tehlikelerin farkına varabilmek, birey olarak kendimizi ve bireylerden oluşan toplumu da korumayı sağlayacaktır. Saygı ve sevgi ile yürütülen aile ilişkileri, bireyin yaşamına ve çevresine de her anlamda yansıyacaktır. Eleştiren, suçlayan olmaktan kaçmak “ben” dilini kullanmaya özen göstermek, karşılıklı hoşgörü ve saygıyı şekillendirmektedir.

    Sağlıklı bir bireyin, bütünsellik içinde olması gerekir. Birey ruhsal ve fiziksel anlamda güvende olduğunu bildiği bir ortamda, koşulsuz sevildiğini ve kabul gördüğünü bilmeye ihtiyaç duyar. Aile ile başlayan bu süreç, sağlıklı bir toplumun tohumlarını sağlıklı nesillerle atmış olur.

SEHER AHMET

Comments are closed.