PUSULA DERGİSİ NİSAN 2026 SAYISI- YAŞAM

Share

BAZEN BİR İLMEK

İÇİMİZDEKİ DÜĞÜMÜ ÇÖZER

Bizler, çocukluğumuzdan itibaren etrafımızda örgü ören anneanne, babaanne, anne, teyze ve komşularımızı görerek yetişen bir nesil olduk. Günlük hayatımızın bir parçasıydı adeta. Annelerimiz bize süveter, hırka, kazak örer; okula giderken soğuk kış günlerinde bizi sıcacık tutardı. Yaşça daha büyüklerimiz ise, daha çok patikler örer, ayağımızı onlarla ısıtırdık.

Bizler örgü kazağımızı giydiğimizde, kendimizi özgün ve biricik hissederdik. Mağazadan, toplu üretimden alınan bir giysi değil; kendi seçtiğimiz renk, ip kalınlığı ve desenle kendi zevkimizi yansıtırken farklılığımızın, biricikliğimizin özgürlüğünü de hissederdik. Meğer bu sadece hissiyatla kalmıyormuş. Şimdi öğreniyoruz ki, örgü örmenin kişiye kattıkları sanılandan çok daha fazlaymış.

Bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçlara göre, örgü örmek, tekrarlayan ritmik hareketleri sayesinde, beyinde pozitif bir etki yaratarak stres, kaygı ve depresyonu uzaklaştıran bir etkiye sahipmiş. Bu durumda örgü örmek, terapötik bir aktivite olarak kabul ediliyor. Hatta öyle bir hobi ki, el göz koordinasyonunu geliştiriyor, odaklanmayı arttırıyor. Alzheimer / Demans riskini düşürüyor, motor becerileri destekliyor. El eklemlerini çalıştırarak, ağrıları hafifletiyor. Yani, zihinsel sağlık ve stres yönetimi açısından çok değerli bir etkinlik.

Bizler sevdiğimiz bir işi yaparken ona o kadar odaklanırız, kendimizi o kadar kaptırırız ki kendi kendimizle olan konuşmalarımız yani iç sesimiz, pozitif, şefkatli ve yaratıcı bir seyirde akar. Eleştirel seslerin yerini, yaptığımız iş, yaratıcılığımızı destekleyen rehber niteliğindeki yönlendirici düşünceler alır. Dahası da var:

* Bir süre sonra yorulduğumuzda “Dur bakalım, şimdi biraz ara vereyim de öyle devam edeyim. Bir kahve molasını hak ettim.” gibi bir yaklaşımı, kendimize gösterdiğimizi görürüz. Böylesi şefkatli cümlelerle kendimizi motive ederiz.

* O an yapılan işin detaylarına odaklandığımızdan iç ses, yaptığımız işin bir parçası olur; akıştayızdır, o an oradayızdır.

* Pozitif ve enerjik bir halde olduğumuzun bir başka göstergesi de zorlukları sorun değil, farklı alternatiflerle çözüm yaratabileceğimiz bir bulmaca olarak görmemizdir.

* Bazen hata yaptığımızda kendimize “Yine başaramadım.” demek yerine “Bu şekilde olmadı, daha çok veya daha az ilmek sayısıyla deneyeyim.” gibi seçenekler sunarız.

Kısaca, iç sesimiz sevdiğimiz bir işi yaparken yargılayan değil, yoldaşlık edendir. Stres ve kaygıyı azaltarak rahatlamaya yardımcı olan örgü, odaklanmayı ve hafızayı da güçlendirir. Çok yönlü düşünce yapısına büyük katkı sağlar. Verilen emeğin sonunda ortaya çıkan ürünü görmek, kişiye tatmin, başarı ve özgüven hissi kazandırır.

Not: İdadiye İlkokulu 5. Sınıfta iken, el işi dersinde bizlere emek vererek, örgü örmeyi öğreten Sn. Şefika Nazım öğretmenimi saygı ile anıyor ve çok teşekkür ediyorum. Bu meditatif hobi, benim hayatıma çok şey kattı.

“Bir öğretmen bir öğrenciye hayat boyu dokunurmuş.”

Ne kadar doğru bir söz değil mi?

Asime HASANOĞLU

Comments are closed.